Tahran, Irak yönetimini, terör yapılanmalarına karşı koymaması halinde Kürdistan bölgesindeki bu örgütlere yönelik saldırılarını yeniden başlatacağı şeklinde uyarmıştır. İran Devrim Muhafızları’nın dün sabah saatlerinden itibaren Irak’ın kuzeyindeki terör yapılanmalarına yönelik yeniden başlattığı füzeli ve İHA’lı saldırıları, Tahran yönetiminin ülke sınırları etrafındaki askeri ve güvenlik tehditler ve hareketlere karşı koymak için asla tereddüt etmeyeceğini ortaya koydu.
Başka bir ifade ile, son haftalarda teröristlerin mevzileri ve merkezlerine yönelik peş peşe gerçekleşen saldırılar, İran’ın bu tehditleri artık tolere etmeyeceğini göstermiş oldu. Dün sabah gerçekleşen saldırılar, nitelik ve nicelik olarak bir ilkti, çünkü İran sınırında yer alan Süleymaniye vilayetinden Erbil’e kadar çeşitli noktalara füzeli ve İHA’lı saldırı düzenlendi.
Diğer bir konu da, İran İslam Cumhuriyeti’nin bu terör yapılanmalarının Siyonist rejim ve ABD başta olmak üzere bazı ülkeler tarafından desteklendiğinin farkında olmasıdır. Ayrıca, bu örgütlerin İran’daki son kargaşa eylemlerinde etkili şekilde rol oynadıkları da biliniyor.
Bölücü teröristler, sıradan vatandaşlar ve protestocuların arasına karışıp, kargaşa çıkarıyor ve sivil ve askeri vatandaşları hedef alıyor. Bu nedenle İran daha fazla hassas olarak, ABD ve diğer bazı Batılı ülkelerin psikolojik baskısına rağmen, Irak’ın kuzeyindeki terör yapılanmalarına karşı saldırılarını sürdürmekte.
Üçüncü konu da, Irak’ın kuzeyindeki bölücü teröristlere yönelik saldırılar, Bağdat yönetiminin muhtemelen işbirliği ve ya en azından bilgisi çerçevesinde gerçekleşmiş olmasıdır. Son günlerde Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kaani, Bağdat’ta Irak yetkilileriyle ve İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da Iraklı mevkidaşı Fuad Hüseyin ile görüştüler. Bu görüşmelerde İran’ın güvenliği ve bölücü teröristlerin varlığından Tahran’ın rahatsızlığı ve de Siyonist rejimin güvenlik ve istihbarat unsurları ve subaylarının Irak’ın kuzeyindeki faaliyeti konusunda Bağdat yetkilileri bilgilendirildi.
BM Antlaşması’nın 51. Maddesi uyarınca İran, silahlı teröristlere karşı meşru müdafaa gereğince tek taraflı askeri operasyon gerçekleştirme hakkı ve yetkisine sahiptir.
Birleşmiş Milletler antlaşmasının 51. maddesinde şu ifadeler yer alıyor:
"Bu Antlaşmanın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez…"
Amerikalılar, İran’ın Irak’ın kuzeyindeki terör yuvalarına yönelik düzenlediği saldırılarına tepki göstererek, bunun Irak’ın egemenliğinin ihlali olduğunu ileri sürdü. Oysa, Irak’ın egemenliğini ihlal edenler, bu ülkenin kuzeyinde bulunup, buradan İran’ın güvenliğine yönelik tehdit oluşturan teröristlerdir. Ayrıca, İran’ın Bağdat yönetimini bilgilendirdiği ve BM Antlaşması’nın 51. Maddesine göre, Amerikalıların İran tarafından Irak’ın güvenliğinin ihlal ettiği iddiaları çürüktür. Bundan amacın, iki ülkeyi birbirinden uzaklaştırmak olduğu düşünülüyor./